Sesli Chat Aşk Nedir

Aşk Nedir?

Aşkın bilimsel arka planını anlamak isteyen biri, ilk olarak şunu anlamalı ve kabullenmelidir: aşk, diğer bütün bedensel olaylar gibi, tamamı ile biyokimyasal bir süreçten ibarettir ve hiçbir maddeüstü anlam taşımamaktadır! Çoğu zaman insanların bunu kabul etmekte zorlandığını görüyoruz, zira aşkın edebi ve felsefi boyutları içerisinde kaybolmuş, gerçeklikten bağlarını koparmış olmaktadırlar. Ancak gerçek, oldukça yalın bir biçimde gözümüzün önündedir: aşk, bütün diğer duygular gibi nöral (sinirsel) ve hormonal yolaklar vasıtasıyla açıklanabilmektedir. Bunu esasen bu yazımızda izah edeceğiz.

Aşkın bilimsel arka planıy ile ilgili anlamamız gereken, belki kimilerine aptalca gelebilecek kadar sade bir gerçek daha vardır: aşk, kalp hakkında bir duygu değildir ve diğer tüm duygular gibi aşk da, yalnızca ve yalnızca beyinde meydana gelmektedir. Gerçekten de bunu söylemek ve savunmak bile aptalcadır yalnız eski Pagan geleneklerinden kalma nedenlerle günümüzde çoğu inanç sistemi ve inanç sistemlerinden bağımsız olarak insan grupları, aşkın kalpten kaynaklandığı gibi çocukça bir yanılgıya saplanıp kalmışlardır. Bilime düşen ise gerçeği ortaya koymaktır. Aşk da dahil olmak suretiyle istisnasız her duygu beyinde üretilir, beyinde algılanır ve beyinde sonlanır. Beyinde olan bu süreçler diğer organları etkileyebilir; yalnız yaşanan duyguların kendilerinin bu etkilenen organlarla (örnek olarak aşkın kalple, kkatiyenrla, bağırsaklarla) hiçbir alakası yoktur. Bunu açıkça ve son defa belirtelim.

Şimdi, gelelim aşkın tanımına… Dünyaca ünlü Merriam-Webster sözlüğünde son derece yalın bir biçimde tanımlanmaktadır: Sesli Chat

Aşk, güçlü bir bağlılık hissi ve şahsi bağlanma duygusudur. Türkçede biz bu duyguyu sevgi ve aşk diye iki kategoride incelesek de, İngilizcede böyle bir ayrım bulunmamaktadır ve her tür sevgi için “aşk” sözcüğü kullanılmaktadır. Dolayısıyla, aşkın yalnızca cinsiyetler arası sevgi olarak düşünülmemesi gerekir. Ancak biz Türkçe anlatımda bulunduğumuza göre, buradaki “aşk”tan kastımızın cinsiyetler arası yoğun sevgi, yani günlük hayatta kullandığımız “aşk” olduğunu belirtmek isteriz.
Aşk, diğer bütün duygular gibi sıradan ve yaygın bir duygu olduğuna göre, biyolojik olarak incelenebilmesi gereklidir. Bilimsel olarak aşkın temellerine baktığımızda, edebi ve felsefi eserlerdeki kulağa güzel gelen iddiaların aksine, aşkın oldukça sıradan bir olgu olduğunu görürüz.

Esasında aşkı yalnızca tek bir bilim dalı incelememektedir ve farklı açılardan ele alınabilmektedir. Örneğin aşkı inceleyen bilim dalları arasında evrimsel psikoloji, evrimsel biyoloji, antropoloji ve sinir bilim bulunmaktadır. Biz burada sadece evrimsel biyoloji ve sinir bilim açısından ele alacağız; böylelikle gözümüzde bu kadar büyütmekten güzellendiğimiz bu dmakulun bilimsel temellerini de öğrenmiş olacağız.

İlk olarak, aşkın neden evrimleştiğini anlamakta yarar görüyoruz. Bu sayede, aşık olduğumuzda vücudumuzda meydana gelen değişimlerin nedenlerini daha basit anlayabileceğiz.

Evrimsel açıdan bakıldığında, aşkın evrimleşmesinin arkasındaki nedenleri tam anlamıyla bilmek ne yazık ki olası değil. Ancak günümüzdeki hayvan türlerinin sevgi anlayışlarına ve insanlarınki nin sevgi anlayışına bakarak ve bunlar arasındaki paralellikler ile zıtlıkları analiz ederek, davranışsal bir evrim süreci saptamak mümkün olabilmektedir.

İlk bakışta, aşkın evrimleşmesinin en kritik nedenlerinden birinin seks olduğu görülecektir. Çünkü tüm canlılar hayatta kalmak ve üremek üzerine kurulu bir genetik yapıya sahiptirler; insandan, bakteriye kadar. Bu yolda, hayatta kalma ya da üreme başarılı olmasını arttıracak her neden ve teknik, bir üstünlük olacak, bu nedenle doğal süreçler içerisine seçilecektir. İşte aşk da, cinselliği sağlaması ve garanti altına alması açısından önemli bir nedendir. Bunu, empati ve bağ kurma gibi ikincil duyguları barındırarak yapar. Sesli Chat

Hayali bir ortam düşünelim: Bu ortamda A grubu ve B grubu bulunsun. İki grupta da 200er birey bulunsun. Bu 200 er bireyin 100 eri erkek, 100 eri dişi olsun. A grubunda, empati, bağ kurma, sevgi ve nihayetinde aşk gibi duygular bulunacak olsun. B grubunda ise bu duyguların hiç bulunmadığını varsayalım. Bu durumda, iki grup serbest bir biçimde bırakıldığında, üreme başarıları evrimsel açıdan aşkın neden evrimleştiğine dair fikirler verecektir: Muhtemelen, birbirine karşı empati, sevgi ve aşk duyan popülasyonlar da, kendisine makul gördüğü bireye karşı saplantı duyma, isteklama ve aşk duyma gibi hisler, nihayetinde cinsel başarıyı da getirecektir. Diğer grupta ise, tamamen rastlantısal olacak olan çiftleşme, belki de birbiriyle ahenksiz bireylerin çiftleşmesi olasılığını arttıracak, bu da popülasyonun geleceğini tehlike altına alacaktır. Yani aşk, seksin önünü açan ve onu garantileyen bir mekanizma olarak evrimleşmiş olabilir.

Ancak, burada kritik bir nokta bulunmaktadır: Arka plan. Bir şahsa aşık olup olmayacağımızı seçememekteyiz. Bunun yol açtığını hiç düşündünüz mü? Bir erkek olduğunuzu düşünelim: Bir dişiye aşık olduğunuzda, öncesinde durup düşünür müsünüz? “Burnu 30 derece eğime sahip, gözleri birbirinden 5 santim ayrık ve mavi renkte, saçları 56 santimetre uzunluğunda ve sarı, boyu 1.66 ve kilosu 55. Bu kız tam bana göre!” diye? Elbette hayır. Tek bir bakış bile, beyninizin anında tek bir bireye saplanıp kalmasına neden olabilmektedir. Zaten evrimsel üstünlük da buradan kaynaklanmaktadır: Rastgele, imkân olan ortamda cinsel başarıya ulaşmaktansa, o cinsel başarıyı sağlayacak öğeleri yaratmanıza neden olacak bir dmakulun evrimleşmesi oldukça üstünlüktür.

İşte “Sesli Chat arka plan” dediğimiz neden, aşk dahilinde bu yüzden önemlidir. Sizin kime aşık olacağınızı, biyolojik ve kültürel arka planınız saptamaktadır. Biyolojik yapınız, yani genetik ve gelişimsel özellikleriniz sizin ilk bakıştaki tercihlerinizi saptamade rol oynamaktadır. Kültürel özellikleriniz ise, aşık olacağınız kişilerin sizin için sosyal anlamda ne kadar makul olduğunuzu saptamanızı sağlayacaktır. Kimi zaman ilk bakışta çok hoş/yakışıklı bulduğumuz kişilerden, onlarla konuştuktan ve sosyokültürel durumunu anladıktan sonra soğuyabiliriz. Tam tersi biçimde, ilk bakışta beğenmediğimiz kimselerle konuştukça, onlara aşk duyduğumuzu fark edebiliriz. İşte beyniniz, bütün bu süreçler olurken, sizin sosyal-biyolojik arka planınız ile söz konusu şahsın arka planı arasındaki uyumluluğa bağlı olarak aşk duygusunu, sizin denetiminizden tamamı ile bağımsız olarak gerçekleştirebilmektedir. Kişisel zevklerimizin, genetik ve çevresel çoğu nedenden dolayı birbirinden tamamı ile farklı olması, aşkın hedeflerinin de tamamı ile farklı olmasına neden olmaktadır. Bu yüzden bazen çiftleri birbiriyle yakıştıramaz ve birbirlerine layık görmeyiz; veya tam tersi biçimde birbirlerine uyumlu buluruz. Sesli Chat

Dolayısıyla, evrimsel açıdan bakıldığında, A ve B grupları arasındaki etkin çiftleşme oranı kıykatiyennacak olursa, A grubunun daha iyi yavrular üretebilmesi çok daha muhtemeldir. Belki B grubu da etkin olabilecektir (sonuç olarak üremeyi başarmaktadırlar); yalnız A grubunun yavruları, nesiller geçtikçe, B grubundan daha üstün olabilecektir. Bunun da çok kolay bir sebebi vardır: cinsel seçilim. Esasında beyninizin, ilk etapta tamamı ile içgüdüsel olarak yaptığı seçimler, şuradaki yazımızdan okuyabileceğiniz evrim mekanizmasının işleyişini yansıtmaktadır. Türümüzün dişileri ve erkekleri, birbirlerini belli özelliklerine göre seçmektedirler ve kendilerine makul buldukları özelliktekiler ile çiftleşmeyi tercih etmektedirler. İşte bu, evrimin cinsel seçilim mekanizmasıdır. Beyin bakımından son derece gelişmiş bir hayvan türü olarak insanda, bu seçilim yalnızca fiziksel özelliklere göre değil, daha önce de belirttiğimiz gibi arka plan bilgilerimize bağlı şeklinde de yapılmaktadır. Ancak ne olursa olsun, ortada bir seçim vardır ve bu seçim, evrimsel süreçte gelecek nesillerdeki bireylerin (yavrularımızın) genetik yapısına direkt olarak etki etmektedir.

Bu nedenle, cinsel seçilimin etkili olmadığı, yani cinsiyetlerin birbirlerini herhangi bir lideri koşula bağlı olarak seçmedikleri, herhangi çiftleşen türler bile günümüzde hayatta kalabilmektedir; yalnız çoğu türde cinsel seçilim etkilidir. Bunun nedeni, aşk, sevgi ve bağlılık duygularının popülasyonun cinsel başarılı olmasını arttırıyor olması olabilir. Aşk Sesli Chat demektir.